Kangal Tarihcesi

Kangal çoban köpeği, Anadolu insanının yüzyıllar boyu çobanın yanında onun sürüsünün kötü niyetli kimselerden ve vahşi hayvanlardan korumuş bir köpek ırkıdır. Babiller zamanından beri varlığı bilinmektedir. Bu köpekler savaş köpeği olarak kullanıldığı gibi at ve aslan avında da kendisinden yararlanılmıştır.  

Kökeninin Sivas İli Kangal İlçesinden geldiği tahmin edilmektedir. Buna rağmen Yozgat, Kayseri, Çorum, Tokat, Erzurum ve Erzincan’da da saf kanlılarına rastlamak mümkündür. Keza ülkemiz köpek ırklarından Karakaya ve Kızılkaya gibi isimlerle anılan ve ancak kanlarında Türk çoban köpeği gibi bir başka yabancı isim taşımayan ırklarımızla melezlerine ülkemizin her yöresinde rastlamak mümkündür. Ancak birinci derecede saf Kangal Çoban Köpeğini Sivas veya özellikle Kangal İlçesinde bulmamız mümkündür.

17.Yüzyılda Evliya Çelebi Seyahatnamesinde aslan kadar kuvvetli olarak tarif ettiği bu köpeklerden bahsetmektedir. Osmanlı İmparatorluğu kurucularının bu köpeği beraberlerinde Anadolu’ya getirdikleri ve Osmanlının Avrupa’ya yayılmasıyla çoğu Avrupa Çoban Köpeğinin de bu ırktan türediği sanılmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi arşivlerinde, Kangal köpeklerinden bahsedilmekte pedigrili yetiştiriciliği yapıldığı bahsedilmektedir.

Kangal Çoban Köpeklerinin bu kadar eskilere dayanan tarihi geçmişten günümüze kadar ırk özelliğini bozmadan gelebilmesini, geçimini koyunculuktan sağlayan çiftçilerin en güvenilir dostu olmasına ve Dünya köpek ırkları arasında kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkı olmasına bağlanmaktadır. Kangal köpekleri en zor iklim ve çalışma şartlarında verilen görevi cani pahasına yerine getirirler. Bakım ve beslenme şartları diğer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik olması neslinin devamını sağlamıştır.

 Genel Özellikleri

Dünyada emsali görülmemiş bir köpek türü olan Kangal Çoban köpekleri, Türkiye’de ve yabancı devletlerde haklı bir üne sahiptir. Özellikle İngiltere ve Amerika’da bu köpekleri sevenler tarafından dernekler kurulmuş, yarışmalar yapılmıştır. Ne acıdır ki yabancı devletlerin göstermiş oldukları ilgiyi, bizler maalesef son on-on beş yıldır göstermekteyiz.

Kangal Çoban Köpekleri çok cesur, gayet hızlı ve çeviktirler. Kadın ve çocuklara karşı gayet muhlis, kötü niyetli kişilere karşı son derece caydırıcı bir silah olan Kangal köpekleri çok zeki, ön sezileri kuvvetli ve sahibine aşırı bağlıdırlar. Sahibi tarafından azarlandığı zaman suçlu bir çocuk gibi başını öne eğer,sahibinin gözlerine mahsun mahsun bakarak af edilmesini bekler. Hislerini yalnız hal, hareket, mimik ve jestlerle değil çıkardıkları çeşitli tonlardaki havlamalarla belli ederler.

Kangal Çoban Köpekleri görevlerine çok sadıktırlar. Şöyle ki; dağda sürüden ayrılan veya geride kalan koyunun başından günlerce aç ve susuz bekledikleri Kangal çiftçileri tarafından anlatılmaktadır.

Kangal Çoban Köpeğine sahip çiftçilerin en büyük gurur kaynağı köpeklerinin kurt boğmalarıdır. Kurt boğan köpeğe sahip olmak onlar için bir ayrıcalık ve övünç kaynağıdır.

Yüzyılların ihmaline rağmen ne ırk vasıflarından ne de yüksek ruh yapısından en ufak bir taviz vermemiştir. Kan asaletine çok bağlıdır. Doğuda serbestken bile başka bir karnivorla çiftleşmesi mümkün değildir. 1975 yılında askeri amaçla eğitime alınmış ve asırlardır bu yönde eğitim gören köpek türlerinden çok daha yetenekli olduğunu kanıtlamıştır.

İyi bir köpekte bu özellikler olmalıdır:

1.       Zeka : Orta-yüksek düzeyde

2.       Güvenirlilik : Sürü hayvanına ve sahiplerine zarar vermemelidir.

3.       Dikkatlilik : Görevine karşı ilgi ve dikkati bulunmalıdır.

4.       Koruyuculuk :Yabancıya karşı reaksiyoner (havlama-saldırı) olmalıdır.

5.       Güç : Olası düşmanı durduracak (kurt-hırsız) güçte olmalıdır.

6.       Hız : Olası düşmanı kovalayıp yakalayacak hızda olmalıdır.

7.       Cesaret :En önemli özellik olarak cesareti söyle- yebiliriz. Çünkü:Cesareti olmayan bir köpek diğer 6 özelliğe sahip olsa da etkili olamaz.

Tüm bu özelliklerin hepsini en yüksek düzeyde Kangal köpeklerinde bulmamız mümkündür. İşte bu özelliklerinden dolayı Kangal köpekleri dünya köpekleri arasında hak ettiği değeri ve birinciliğini her zaman koruyacaktır

Kangal köpeginin Kurt Bogması

Kangal köpekleri topluca kurt boğdukları gibi tek başlarına da kurt boğabilirler. Eğer köpek tek başına kurt boğmuşsa günlerce yerinde kalkamaz. Zira hem yaralı olur hem de gösterdiği üstün efordan dolayı aşırı yorgun olur. Yarasının çoğu tırnak yarasıdır. Kurdu boğmak için altına aldığında yaraların çoğu karın bölgesindedir. Kurt arka ayağının tırnaklarıyla üstündeki köpeği kaldırıp atmaya çalışırken yaralar. Kurdun arka ayak kasları çok kuvvetlidir. Kurdun açmış olduğu diş yarası ise bıçakla kesilmiş gibidir.

Kangal köpeği kurdu çok süratli kovalar ve yetiştiği zaman bazen yan taraftan süratli döş vurur, bazen de rast gele arkadan da çarpar. Bu çarpışma sırasında haliyle kurtta köpekte yıkılır. Sonra her ikisi birden kalkmaya çalışır. Eğer köpek kurttan evvel kalkarsa, hemen kurdun boğazından tutar ve ölünceye kadar bırakmaz. Fakat kurt daha evvel kalkarsa bu kovalamaca devam eder. Eğer köpek iki veya daha fazla ise kurt kalkmadan köpeğin öbür eşleri kurdu boğarlar.

Bu köpekler kurdun ölüsüne kulağını dayayarak dinler ve en ufak bir harekette yeniden boğarlar. Bu anda köpeklerin sahibi dahi gelse o hırsla hücum edip kurdun ölüsünün yanına yaklaştırmazlar.

Bu olaydan birkaç saat sonra köpekler uysallaşırlar ve boğazlarına kaçan kurdun kılları dolayısıyla öksürmeye başlarlar. Bunun için köpeklere hemen bir koyun kesilir ve koyunun kuyruğu yedirilir.

Böyle bir olaya tanıklık etmek ve böyle bir köpeğe sahip olmak sahibi için övünç kaynağıdır.

Irk Özellikleri

Burun Ağız Yapısı: Ağız burun yapısı kısa küt çene kuvvetlidir.Dişler sivri ve sağlam, dudakları sarkıktır. Göz, kulak, ağız etrafı ve burun üstüne kadar siyahtır.

Gözler : Kafatasına göre oldukça küçük yuvarlakça olup altın ve kahverengi arasında bir renktedir. Göz etrafı siyahtır. Bakışlar canlı ve asildir.

Kulaklar : Orta boyda üçgen şeklinde, uçları yuvarlak, kafasına yapışık ve sarkıktır.

Kafanın ve Göğüsün Görünümü : Önden bakıldığında aslanı andırır. Kafa iri, güçlü bir boyun ile desteklidir.

Boyun : Hafifçe eğik, güçlü ve adaleli, orta boyda, oldukça ayrık, düz, kalın kemikli, ayak bilekleri kuvvetli ve uzundur. Ön göğüs arkasına göre daha geniş ve omuzlar adalelidir.

Gövde : Gövde baştan sonra bir kare şeklindedir. Vücut güçlü, adaleli, hiçbir zaman şişman değildir. Dirsek hizasına kadar göğüs derin, karin hafifçe içine çekiktir.

Bacaklar : Bacaklar güçlüdür. Ön bacaklar arka bacaklara göre daha güçlüdür. Ayaklar iri yapılı, kuvvetli, parmak bombeli ve siyahtır.

Kuyruk : Oldukça yüksek olup, rahat durumda iken düşük ve kıvrık, uyarıldığı zaman sırt üzerinde yüksek ve kıvrıktır.

Vücut Rengi

Post : Sık bir alt post üzerinde kısa ve yoğun bir tüy yapısına sahiptir.

Renk : Bozdan çelik rengine kadar olabilir. Göğüste beyaz bir madalyon bulunabilir.

Ağırlık : Erkeklerde 50-60kg Dişilerde 41-59 kg

Beslenme

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Köpeklerde fötüs, uterus, plesanta ve memelerdeki en büyük gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Gebeliğin ilk dört haftasında normal beslenmeye devam edilmeli, 5. ve 60. haftadan itibaren yiyecek miktarı her hafta % 10 düzeyinde arttırılarak doğum esnasında % 50’ye kadar arttırılmalıdır.

Fazla sayıda yavru taşıyan gebe Kangal köpeklerinde gebeliğin son 7-10 gününde iştahsızlık görülebilir. Bu durumda azar azar ve lezzetli yiyecekler vermek faydalı olabilir. Gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpekler günde üç kere beslenmelidir. Gebelik süresince enerji gereksinimi ortalama % 20 artar. Gebelik ve doğum sırasında taze karaciğer, haftada iki-üç defa 15-30 g miktarında verilerek; oldukça etkili bir takviye yapılabilir. Keza protein düzeyinin %2-4 oranında arttırılması yavrularında daha güçlü olmalarını sağlar.

Anne köpek, doğumu izleyen birkaç gün yemek defekasyon ve işeme gereksinimleri dışında yavruların yanında olmayı ister. Laktasyon dönemi ortalama 6 haftadır. Kolostrum (ağız sütü) bir-üç gün salgılanır ve bunu giderek çoğalan normal süt izler.

Süt salgısı 5.-6. Haftaya kadara artar, sonra azalır. Laktasyon döneminde normal bir süt verimi için ana optimum düzeyde beslenmelidir. Gıda alımı doğumdan sonra artarak, doğumdan 3-4 hafta sonra maksimuma ulaşır.

Ergin Köpeklerin Beslenmesi

Ergin Kangal köpekleri günde bir defa hep ayn saatlerde beslenmelidir. Orta boy bir köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3 ‘ü et, 1/3 ü tahıl ve sebze karışımı 1/3’ü de su şeklindedir. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondisyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır. Örneğin köpek zayıf ise ya da fazla çalışıyorsa ilave olarak bir miktar süt, 1 yumurta, bir miktar sebze veya tahıl verilmelidir.

Ergin köpeklerde halk arasında yal denilen arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamülden günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde 25 gr. Et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla sert olmayan kemik verilir.

Köpekler için karma örnekleri

Yem Maddesi 1. Karma % 2. Karma %
Mısır Unu 35 35
Buğday Kepeği 12 17
Buğday Unu 15 10
Et-kemiği Unu 12 22
Balık Unu 10 14
Süt Tozu 14
Kemik Unu 1 1
Tuz 1 1

Bu karmalar özellikle toplu köpek yetiştirilen işletmeler için uygun, ucuz karmalardır. Bunlardan günde bir öğünde:

10 Kg ağırlığında bir Köpek için 750 gr
15 Kg ağırlığında bir Köpek için 1.000 gr
20 Kg ağırlığında bir Köpek için 1.200 gr
30 Kg ağırlığında bir Köpek için 2.000 gr
40 Kg ağırlığında bir Köpek için 2.500 gr

miktarlarında et suyu, sebze suyu veya süt gibi sıvılarla ıslatılarak verilir. Buna ilaveten hayvanların önüne haşlanmış sebzeler konur. 1. karmanın gebe ve laktasyondaki dişilere ve sütten yeni kesilen yavrulara verilmesi tavsiye edilmektedir.

Rasyon hazırlanırken dikkat edilecek en önemli nokta, unu ince un halinde öğütülmesidir. Çünkü iri taneli unlar köpekler tarafından öğütülememektedir.

Çalışan Köpeklerin Beslenmesi

Bu köpeklere dengeli, enerji düzeyi ve sindirilme derecesi yüksek ve lezzetli bir diyet hazırlanır. Bunun 1/4 ü veya 1/3 ünün işten önce, kalanının işten sonra verilmesi tavsiye edilir. Yine şişmanlamaya yol açmayacak şekilde esas diyete ilaveten bazı hafif yiyecekler vermek yararlı olabilir.

Çalışan ergin köpekler için bir diyet örneği:

Et : 750 gr
Sebze :400 gr
Yulaf unu: 250 gr
Mısır unu : 250 gr
Arpa unu:400 gr
Tuz :3 gr

Kangal Köpekleri bir batımda ortalama 7-8 adet yavru verirler. Yavruların gözleri 9-13. Günde açılır. Kulakları ise 13-15 güne kadar kapalıdır. 10 Günlük iken ayakta durabilir, 21. Günde ise rahatça dolaşabilirler. 4. Haftadan itibaren önlerine konan sütü içebilirler.

Normal olarak yavrular 3-4 haftalık olana kadar anneleri tarafından beslenir, bu yüzden bu yaştan önce ilave beslenmeye gerek yoktur. Bununla birlikte ananın sütü yoksa veya yavru sayısı fazla ise eniklere ilave beslenme uygulanmalıdır. Bu amaçla; inek sütü, krema, yumurta sarısı, kemik unu ve vitamin takviyesi yapılabilir. Fakat bu işlem oldukça zahmetlidir. Zira sütün her öğünde taze olarak hazırlanması gerekir. Bunun yerine ticari yavru köpek mamaları, ılık suda eritilerek verilebilir.

Yavrular 3 haftalık olduklarında, ana sütüne veya süt ikamelerine ilaveten çeşitli yiyeceklere alıştırılmaya başlanır. Bu yiyecekler ilk önce lapa halinde olmalıdır. Ve yavaş yavaş et, karaciğer, kaynatılmış yumurta ile desteklenmelidir. Ayrıca, ticari yavru mamaları sütle ıslatılarak verilebilir. Öğle öğününde ise süt verilmeye devam edilir.

Yavru maması miktarı yavaş yavaş çoğaltılarak kuru madde tüketimi arttırılmaya çalışılır, ancak süt miktarı değiştirilmez.

Yavrular 6 haftalıkken sütten kesilir yada analarından ayrılırlar. Ancak yavrular en az 6-7 aylık olana kadar süt verilmeye devam edilmelidir. Sütten kesme belli aralıklarla analarından uzaklaştırılarak yavaş yavaş yapılmalıdır. Bu yaştan önce dişler tam olarak gelişmediği için sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Ölüm, hastalık, emzirme yetersizliği veya ihmal neticesi analarını ememeyen eniklere, kaynatılmış ve 35 C° ye soğutulmuş su ile % 5 lik glikoz çözeltisi hazırlanarak; doğumdan sonra bir saat içinde, bir biberon veya sonda ile 5-10 ml verilir. Bundan yaklaşık iki saat sonra süt verilir. Böyle durumlarda inek sütü kullanılabilir. Ancak besleyici değeri köpek sütünden azdır ve sürekli kullanım için uygun değildir. Bunun yerine tablo 2’de bileşimi verilen, buzdolabında saklanılarak içirileceği zaman 30 C° ısıtılan süt ikamesi kullanılabilir. Yavrulara verilecek süt veya benzeri sıvı miktarları ve öğün sayıları tablo 3’de verilmiştir.

Tablo 2: Yavrulara verilecek süt veya süt ikamesi miktarı öğün sayısı

Doğum ağırlığı 250-300 gr 450-500 gr 500 gr.dan fazla
İlk iki gün öğün sayısı 8 8 8
Bir öğünde verilecek süt ml. 12 12 12
3.-7. Gün öğün sayısı 6 6 6
Bir öğünde verilecek süt ml. 20 30 40
8.-16. Gün öğün sayısı 5 5 5
Bir öğünde verilecek süt ml. 35 50 70
16.Gün-Sütten kesim öğün S. 4 4 4
Bir öğünde verilecek süt ml. 60 70 120

Tablo 3: Yavrular için diyet örnekleri

Yaş – Ay 2-3-4 5-6-7 8-9-10-11-12
Süt 300 gr 350 gr 400 gr
Arpa unu 500 gr 600 gr 650 gr
Et 400 gr 400 gr 500 gr
Sebze 200 gr 200 gr 300 gr
Balık yağı 5 gr 5 gr 5 gr

Yavrular sütten kesildikten sonra sindirilme derecesi ve biyolojik değeri yüksek protein, yeterli vitamin ve kalsiyum içeren, kalsiyum-fosfor oranı uygun olan maddelerle beslenmelidir.

Genç köpeklerde 3 aylık olana kadar günde 4-5 kere, 3-5 ay arasında 3 kere, 5-10 ay arasında 2 kere, daha sonra bir veya 2 kere mümkün olduğunca aynı saatlerde mama verilir. Büyüme çağındaki köpeklere ihtiyaçlarından fazla mama verilmemelidir. Çünkü çok hızlı büyüme iskelet bozukluklarına yol açabilir. Bunun için canlı ağırlık artışı düzenli olarak kontrol edilmeli ve büyüme oranına göre diyet düzenlenmelidir. Dokuz aylık yavruların günlük mama tüketimleri, ergin köpeklerinkinden yaklaşık % 10 fazladır. 18 Aylıkken de ergin köpeklerin tükettiği miktar kadardır.

Yavrular hava cereyanından ve soğuktan korunmalıdır. Çevre sıcaklığı:

İlk hafta 29-32 C°
İkinci hafta 26-29 C°
Üçüncü hafta 23-26 C°
Dördüncü hafta 23 C°

olarak ayarlanabilir.

Yavrular günlerine göre beslenirler, süt ikame gıdası günlere göre yavru ağırlığının:

3 Günlük yavru ağırlığının % 15-20 si
7 Günlük yavru ağırlığının % 22-25 i
14 Günlük yavru ağırlığının % 30-32 si
21 Günlük yavru ağırlığının % 35-40 i

Eğer yavru ememeyecek kadar zayıfsa yumuşak lastikten yapılmış, 3-4 mm çapında bir sondayla verilebilir. Hazırlanan gıda 8 saatte bir verilmeli ve her beslemeden sonra işeme ve defakasyon için karın ve perineum bölgelerine masaj yapılmalıdır. Fazla besleme ishale sebep olabilir. Böyle durumlarda yapay gıda sulandırılmalı ve miktarı azaltılmalıdır. Yapay beslenen yavrular yaşamın ilk üç haftasında daha az kilo alırlar, sonraki ağırlık kazanımı normaldir. Anasını emen yavrular bir haftada iki misli olurken yapay beslenenlerde ikinci haftaya kadar bu gelişme görülmez.

Günlük Bakım

 

Özellikle dışarıdaki kulübelerde barındırılan, bekçilik gibi görev yapan köpeklerin, sağlığını korumak için Tımar denilen temizliğin her gün bir defa uygulanması gerekir.

Tımar için çeşitli fırçalar yapılmıştır. İçlerinde madeni telli olanlar vardır. Köpeğin tüyleri uzun ve sert ise madeni fırçalar kullanılır. Fırça önce tüy yatımı tersine, sonra tüy yatımı yönüne olmalıdır. Üzeri tüm yüzeyi tarayacak şekilde uygulanmalıdır. Fırçalama esnasında kırılan ve dökülen kıllar, parmak uçları deride bir tarak gibi kullanılarak temizlenmelidir.

Tüyleri yumuşak ve çok dökülen köpeklerde, parmaklar açık bir durumda, el suya batırılarak ve ıslak bir şekilde vücut tarakla taranıyormuş gibi taranarak temizlenmelidir. Keza, bu suyun içine Veteriner Hekimin tavsiye edebileceği dezenfektan bir madde de katılabilir. Bu el masajından sonra bütün vücut bir defa fırçalanıp, özel taraklarla taranmalıdır. Köpeği sık sık yıkayarak temizlemek sağlığı yönünden zararlıdır. Çünkü köpeklerde deride bir terbezi yoktur. Ancak bol miktarda yağ bezleri vardır. Yağ bezleri deride yumuşaklık ve tüylere parlaklık verir. Bol yıkama deriyi kurutur, çatlatır, tüyleri donuklaştırır, çeşitli deri hastalıklarına zemin hazırlar.

Yıkama işleri Veteriner Hekimin uygun gördüğü hallerde, saf zeytin yağı ile yapılmış sabunlarla ve ılık suyla yapılmalıdır. Köpek çok kirlenmemişse ayda bir kez yıkanmalıdır. Yıkama köpeğin kuyruğun- dan başlar, başına doğru devam eder. Bu sırada kulaklar ve göze sabun kaçmamasına dikkat edilmelidir. Kulaklar yıkama esnasında pamukla tıkanmalıdır. Bir köpeğin sağlığı bazı organlarına bakılarak kolayca anlaşılır.

Gözler: Pembe, sarı görünüşlü ve parlaktır. Akıntı yoktur, bakışlar canlı ve dikkatli olmalıdır. Gözlerde hastalık bulunmamalıdır (Katarakt gibi).

Kulak: İç ve kenarları temizdir. Akıntı yoktur, ayrıca kulakta yabancı maddeler, leke, pire bit ve kene gibi parazitler de bulunmamalıdır.

Ağız: İç kısımları sarı-pembe görünüşte, dil açık kırmızı, ağızda fena bir koku ve dişlerde diş taşı olmamalıdır.

Anüs: Anüs normal bir görünüşte ve temizdir. Pislik ve parazitler görünmez.

Ayaklar: Tırnaklar normal uzunlukta, tırnak araları temiz olup, taban normal görünümde ve kabuklanma yoktur. Tırnaklar köpeğin normal yürümesini zorlaştırmayacak ölçüde makasla kısaltılmalıdır.

Vücut: Elle temasta hiçbir bölgede köpek irkilme göstermemelidir. İrkilme gösterince o bölgede anormalliğin olduğu muhakkaktır.

Nasıl Temin Edebilirsiniz?

Kangal Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği bünyesindeki üretim çiftliğinden veteriner hekim tarafından kontrolü ve aşıları yapılmış sertifikalı yavru kangal çoban köpeklerini temin edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>