Dogru Bilinen Yanlışlar

İDDİA : “Bu köpeğin ismi yüzyıllardan beri Kangaldır” 
Bu tamamen yalan ve yanlış bir inanıştır.

Bu köpeğin isminin Kangal olmasının hikayesi şöyledir: Son çeyrek yüzyıla kadar, hiç kimse Kangal Köpeği ismini kullanmıyordu. Anadolu’da verilen isimler “Çoban İti/Köpeği, Koyun İti/Köpeği, Karabaş” gibi idi. Bu köpeğe Kangal ismi verilmesine neden olan kişiler Bayan Dr. Charmian (Biernoff) Steele, Messrs J. Lloyd, D. Lyth ve Dr. Withof-Keus’dur. 

Bayan Dr. Charmian (Biernoff) Steele, daha önce Konya civarında arkeolojik kazı yapan ve 1965 yılında 3 aylıkken edindiği bir erkek ve bir dişi yavruyu İngiltere’ye ilk kez götüren arkeologdur. İlk iki yavru, Konyanın yaklaşık 30 km doğusunda, Konya Karatay ilçesine bağlı, Konya-Karapınar Karayolu üzerinde ki Bakırtolu ve Hayıroğlu köyleridir.

Dr. Steele İngiltere Köpek Kulübü (Kennel Club)ne başvurarak, köpeklerini kayıt ettirmek istedi. Dr. Steele’e köpeklerin hangi ırkdan olduğu sorulduğunda, Türkiye’de bu köpeklere Karabaş dendiğini ve koyun gütmede, bekçi-koruma köpeği olarak kullanıldıklarını belirtti. İngiltere Köpek Kulübü, yeni bir ırk ismi koyma konusunda daha önce bazı problemler yaşamıştı. Bu yüzden sadece Karabaş ismini, ırk ismi olarak kabul etmedi. “Karabaş-Anadolu Koyun Köpeği” ismini sözlüğe bakarak bire bir tercüme etti ve “Karabash-Anatolian Sheep Dog” ismini ırk ismi olarak tescil etti. Fakat Dr. Steele’ın bu isme itiraz etmesi üzerine, İngiltere Köpek Kulübü yeni ismi 1968 yılında “Anatolian Karabash Dog” yani Anadolu Karabaş Köpeği olarak değiştirdi.

1968 yılında Bayan Dr. Steele ile birlikte Messrs J. Lloyd ve D. Lyth Türkiye’ye geldiler ve Gritaurus Arilan ve Gritaurus Melek isimli köpekleri yurt dışına çıkardılar. 2 yıl sonra Messrs J. Lloyd ve D. Lyth Kangal ilçesine geldiler ve buradan Elif ve Atak isimli iki köpeği yurt dışına götürdüler. Messrs J. Lloyd, Kangal’dan getirdiği bu köpeklere izafeten, “Anatolian Karabash Dog” isminin değiştirilerek, bu köpeklere “Kangal Köpeği” isminin verilmesini istedi. Fakat bu isteği kabul edilmedi. Bundan 3 yıl sonra Dr. Withof-Keus Kangal’a geldi ve burada misafir olarak bir müddet kaldı. 

İngiltereden birisi siyah maskesiz bir köpek getirdiği için, onlara Karabaş diyemediler ve 1983 yılında üçüncü bir isim geldi. Anadolu Karabaş Köpeği Kulübü (Anatolian Karabash Dog Club) tarafından yapılan tüm itirazlara rağmen, isim İngiliz Köpek Kulübü tarafından Anadolu Çoban Köpeği (Anatolian Shepherd Dog) olarak yeniden tescil edildi. Bu isimlendirmeden sonra, İngiltereye bir çok melez köpek ithal edildi (Broadhead 2003, Reed 2003). 

Tesadüfen Kangal ilçesine gelen, burada misafir olan, buradan yavru alan Messrs J. Lloyd, D. Lyth ve Dr. Withof-Keus, sayesinde “Kangal” ismi, yabancılar tarafından ırk ismi olarak tartışıldı ve bu isimlendirme Türkiyeye de yansıdı. Bu kişiler Kangal ilçesine değil de, Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesine veya Tokat’ın Zile İlçesine gelmiş, misafir olmuş ve yavru almış olsalardı, bu ırkın ismi “Pınarbaşı Köpeği” veya “Zile Köpeği” olacaktı.

İDDİA : “Kangal Köpeğinin kökeni Sivas Kangaldır”

Bu tamamen yanlış ve yalan bir bilgidir. 

Kangal Köpeği mahalli ve bölgesel bir ırk değildir. Denizli Horozu, Van Kedisi gibi sadece dar bir bölgede en iyi örnekleri bulunan bir ırk hiç değildir. Kangal Köpeği Türkiyede koyunun ve daha doğrusu Akkaraman Koyununun bulunduğu her yerde bulunur. Adana, Antalya gibi, yüksek nem ve sıcağın ikisinin bir arada bulunduğu sahil kesimleri hariç, Türkiyenin hemen her yerinde Kangala rastlanabilir. 

Coğrafi özelliğinden dolayı, bazı bölgelerde koyunculuk yaygın bir üretim dalı olmuş ve bu bölgelerde Kangal Köpeği daha çok bulunur olmuştur. Mesela Kangal İlçesi bu bölgelerden birisidir. Ama bu köpeğin ismi yanlışlıkla Kangal olarak kalınca, insanlar şöyle bir hisse kapıldılar: Kangal Köpeğinin kökeni Kangal İlçesidir. En iyi örnekleri burada bulunur. Bu tamamen yanlış bir inanıştır.

ABDye ilk Kangal Köpeği Ankaradan, İngiltereye ise Konyadan götürülmüştür. Aslında Kangal Köpeğinin en iyi örnekleri Konyada bulunabilir. Çünkü Konyada ki koyun sayısı yaklaşık 1,8 milyon baştır. Konya, Türkiyede en çok koyuna sahip 2. vilayettir (En çok koyuna sahip 1. vilayet Vandır ve yaklaşık 2,4 milyon baştır. Ama Vandaki koyunların yaklaşık 2,2 milyon başı (“ü) Morkaramandır ve buradaki yetiştiriciler çoğunlukla Kangal yetiştirmezler.). Sivasdaki koyun sayısı ise yaklaşık 600 bin adettir. Beher 100 koyuna bir adet Kangal Köpeği düştüğünü kabul edilirse, normalde Konyada 18 bin, Sivasda 6 bin köpek olur. Nerede daha çok ve kaliteli Kangal bulunabileceği bu basit orantı ile tahmin edilebilir.

Bundan 15-20 yıl önce Kangalın herhangi bir köyünde güzel bir Kangal bulunabilirdi. Ama yanlışlıkla çoban köpeğimizin ismi Kangal Köpeği olarak kaldı. Bu yüzden herkes yavru ve ergin köpek almak için Sivas ve Kangal İlçesine hücum etti. Günümüzde Kangal İlçe merkezi ve çevresindeki köylerde saf Kangal bulmak şans işidir. 

Herkesin ya Sivaslı bir öğrenci arkadaşı, ya Sivaslı bir asker arkadaşı veya yanında çalışan Sivaslı bir iş arkadaşı vardır. İnsanlar bu tip dost ahbap ilişkisi neticesinde, Sivas ve Kangaldan enik getirtti ve orada ki sayısını azalttılar.
Kangal Köpeği bir Türkiye Köpek Irkı’dır ve Türk Dünyası’na aittir. Bu ırkın menşei Sivas İli değildir. Ama Türk Çoban Köpeğine yapılan yanlış isimlendirme sonucu, bu köpeğin nesli Sivasta neredeyse tüketildi. Bunu yurt dışından gelen yabancılar da gözlemlemektedir.

Amerikan Kangal Köpeği Kulübü Genel Sekreteri ve Saymanı Sue Kocher, Kangal İlçesine Kangal Köpeklerini incelemeye ilk defa 1996 yılının sonlarında geldim. İkinci gelişim 2001 yılında oldu. Bu 5 yıllık zaman dilimi içinde gerçekleşen değişme inanılmazdı. Bir zaman döndüğüm her köşede göze çarpan büyük koyun sürüleri ve köpeklerin yerini 2001de geldiğimizde, başlarında bazen bir av tüfeğiyle seyahat eden bir çoban ama tamamen köpeksiz büyükbaş hayvan sürüleri almıştı. 1996da çok az Kangal melezi görülürken, 2001de pek çok melezle ve sürü başında daha kalitesiz çoban köpeği ile karşılaştım. şeklinde, bu acı tabloyu ortaya sermektedir (Kaynak: I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu, Sayfa: 107-108).

Kangal (Karabaş) Köpekleri’nin kökeni Orta Asyadır. 11. yy.da Anadoluya akın akın gelen Türkler, muhtemelen yanlarında üç tür hayvan getirmişlerdi; At, koyun ve köpek. At, binek ve araba çekme hayvanı olarak kullanılıyordu. Koyun, hem yolculuk esnasında hazır gıdaları idi. Köpek ise insan, hayvanlar ve eşyalara bekçilik hizmeti için kullanılıyordu. Günümüzde Orta Asya Cumhuriyetlerinde, Kangal Köpeğine benzer köpeklere her bölgede rastlanmaktadır. 

Bundan daha önemlisi, Orta Asyadan Anadoluya göç eden Türklerin göç yolu üstünde de Kangal Köpeğine benzer köpekler bulunmaktadır. Fars ve Arapların yaşadığı İranın güney bölgelerinde Kangal Köpeğine benzer boz post renkli köpekler bulunmamaktadır. Ama Azeri Türklerinin yaşadığı ve Orta Asyadan Anadoluya göç eden Türklerin göç yolu üstünde bulunan İranın kuzey bölgelerinde, Kangal Köpeğine fenotipik olarak benzeyen köpekler halen bol miktarda yaşamaktadır. Kangal Köpeğinin orijinini aramaya yönelik, Ocak-2006 tarihinde bu bölgeye bir gezi yapılmıştır. Iran, Afganistan ve Türkmenistana yapılan bu gezide, Kangal Köpeği fenotipinde köpekleri görme ve fotoğraflama imkanı olmuştur. 

O bölgede yapılan araştırma ve soruşturmalarda, Kangal Köpeğine benzeyen bu köpeklerin bir çok benzerinin, diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde de bulunduğu öğrenilmiştir. Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistanda bu köpeklerden bulunmaktadır. Moğolistanın batı tarafında, nüfusunun €ini Kazak Türklerinin meydana getirdiği Bayan Ölgiy Vilayeti bulunmaktadır. Burada da, Kangal Köpeği görünümlü köpeklerin, koyun yetiştiricilerin elinde bol miktarda olduğunu öğrenilmiştir.

Anadoludan Orta Asyaya herhangi bir Türk göçü olduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır. Halbuki bu göç bildiğimiz kadarı ile yaklaşık 1.000 yıl önce Orta Asyadan Anadoluya olmuştur. Öyleyse Anadoludaki Kangal ve Akbaş Çoban Köpekleri Orta Asyadan gelmiş olmalıdırlar.

İDDİA : Kangal (Karabaş)ın kökeni Mezopotamyadır

Yurt dışındaki Anadolu Çoban Köpeği savunucularının yanlış bir değerlendirmesidir. Maalesef bunların Türkiyede de bazı destekçileri bulunmaktadır.

Irak sınırları içinde bulunan Mezopotamya ile, Mısır, Suriye ve İranda yaşamış bazı eski uygarlıklar bulunmaktadır. Bu uygarlıklardan günümüze ulaşmış bazı köpek figürlü kabartmalarını, kendilerine delil olarak kabul ederler. Fakat bu görüşün sahipleri, bu kabartma köpek figürlerinin niçin Anadoluda bulunmadığını açıklayamazlar. 

Bu kabartma köpek figürlerinden en bilineni, günümüzde Irak sınırları içinde kalan ve antik bir şehir olan Ninova şehrinde bulunmuştur. Bulunan bu figürler, günümüzde Londradaki British Museumun Assyrian (Asur) Salonunda sergilenmektedir (Kırmızı 1991). Bu figürlerdeki köpekler Mastiff görünüşlü, iri kafalı, kaburgaları belirgin bir şekilde görülen köpeklerdir. Kulakları Kangal Köpeğinin kulağı gibi üçgen şekilli değildir. Ayrıca kuyrukları da kıvrık değil, düz kılıç kuyruk şeklindedir. Bu özelliklerin hemen tamamı, Mastiff (Molossus) tipi köpeklere aittir. 

İranda Fars ve Arapların yaşadığı güney kesimleri ile Mezopotamyanın bulunduğu Irakta Kangal Köpeğine benzer, boz post renkli bir köpek ırkı bulunmamaktadır. Mısır ve Suriyede de Kangal Köpeğine benzer bir köpek ırkı bulunmamaktadır. Buna karşın, kabartma köpek figürlerinin bulunmadığı Anadoluda bu köpekler mevcuttur. Ama Azeri Türklerin yaşadığı ve Güney Azerbaycan adı verilen, İranın kuzey kesimlerinde Kangal Köpeğine benzer, siyah maskeli, boz post rengine sahip, kıvrık kuyruklu köpekler vardır. Ama Fars ve Arap kökenli İranlıların yaşadığı İranın güney kesimlerinde, bu köpeklerden bulunmamaktadır. Bu, ikinci görüş sahiplerinin iddialarını güçlendirmektedir.

İDDİA : Saf Kurtçul Kangal (Karabaş) 2-3 yavru doğurur.

Bir doğumda az yavru veren dişi Kangal daha mı iyidir, daha mı Kurtçul iddiası tamamen yanlış bir iddiadır.

Kangal Köpeği ortalama 8 yavru vermektedir. Kangal Köpeği ağır bir ırk olduğu için “Çok yavrulayan ırklar” kategorisine girmektedir. Bilhassa köylerde, bir doğumda az sayıda yavru veren Kangallar daha fazla elde tutulur. Bunların daha kaliteli ve bilhassa kurtçul oldukları iddia edilir. Bunun ilmi bir açıklaması ve geçerliliği yoktur. 

Bütün çiftlik hayvanlarında olduğu gibi, Kangallarda da en önemli verim, döl verimidir. Bu, Hayvan Yetiştirme ve Islahı Biliminin en temel kurallarından biridir. Çok sayıda ve sağlıklı döl vermeyen hayvanların neslini devam ettirmesi imkansızdır.

Geçmişte çok fazla yavrulayan Kangalların, ihtiyaç fazlası yavruları kimi zaman suda boğulur, kimi zaman yere çarpılarak öldürülür, kimi zaman kafasına sert bir cisimle vurularak öldürülür ve gömülürdü. Çok yavru sahibi olmanın önüne geçmek için, yetiştiriciler az yavrulayan Kangalların dişilerini elde tutarak, farkında olmadan bir eleme (seleksiyon) yapmışlar ve Az Yavrulayan Kangal damarlarının (hatlarının) meydana gelmesine yol açmışlardır.

Az sayıda yavru veren Kangalların daha kaliteli ve bilhassa kurtçul oldukları iddiasının kaynağı şudur: Eskiden kırsal kesimde Kangal Köpeği bu kadar popüler ve aranan bir ırk değildi. Kırsal kesimde yaşayan bir çok kimsenin ifadesi, Eskiden Köpeğim var demeye utanırdık. Hele büyüklerin yanında köpekten bahsetmek çok ayıptı. Bir kişinin köpeğinin çok yavrulaması bir kusur gibi görülürdü. Bu yüzden az yavrulayan Kangalların dişi döllerini beslerdik şeklindedir.

Az yavrulayan dişiler makbul ve bunlara sahip olmak bir ayrıcalık olunca, bazı yetiştiriciler Kurtçul Kangallar az yavrular palavrasını ortaya atmışlardır. Bu iddia, bugüne kadar ilmen ispatlanmış değildir ve aslı yoktur. 

Kangal Köpeğinin çok yavrulayanı daha makbuldür.

KANGAL ÇOBAN KÖPEĞİ

İDDİA : Tüm çoban köpeklerinin kökeni Tibettir

Bütün Sürü Koruyucu Köpeklerin atası Tibet Mastifi midir yoksa Orta Asya Çoban Köpeği mi?

Genelde bütün kaynaklar, iri yapılı sürü koruma ve Mastif (Molossus) tipi köpeklerin atasının Tibet Mastifi olduğunu belirtirler. Fakat bu iddiayı destekleyen, gen bazında yapılmış bir araştırma yoktur.

Tibet; Çine bağlı bir özerk bölgedir. Yüzölçümü1,2 milyon km2 , nüfusu yaklaşık olarak 3 milyondur. Yani yüzölçümü Türkiyenin W fazlası, nüfusu ise yaklaşık olarak 23de biridir. Kuzeyinde boydan boya Karanlık Dağlarının, güneyinde ise Himalaya Dağlarının zirveleri boydan boya ülke sınırını çizer. Batısında ise Karakurum Dağları bulunmaktadır. Dünyanın Damı olarak adlandırılır. Denizden yüksekliği ortalama olarak 4.000 m.den fazladır. Bu yüzden yıllık ortalama sıcaklık -50 dir. Böylesine olumsuz tabiat ve iklim şartlarının olduğu başka bir ülke yoktur.

Tibette hayat tamamen Yak Öküzü (Bos grunniens)ne dayanır. Aşırı soğuğa ve 6.000 m.ye kadar olan yüksekliklerde yaşamaya alışkın olan bu hayvan, uzun tüylü bir sığırdır. Yak Öküzünde elde edilen et, süt ve tereyağı bu ülkede başlıca besin maddeleridir. Postundaki uzun tüylerden giyecek ve çadır yapılır. Dışkısı ise yakacak kaynağıdır. Tüm çoban köpeklerinin kökeni Tibettir.

Tibet, binlerce yıldan beri içine kapalı ve din adamları tarafından yönetilen bir toplum olmuştur. Bugüne kadar önemli bir medeniyet kuramadıkları gibi, önemli bir varlık da gösterememişlerdir. Koyunculuk önemsiz bir hayvancılık dalıdır. Böyle bir ülkede Tibet Mastifi gibi iri bir ırk vardır. 

Burada bazı sorular sormak gerekir;

1-Tibet bugüne kadar önemli bir populasyona ulaşamamıştır. Tibetliler Budist’tir ve onların dininde savaşçı ve yayılmacı bir gelenek yoktur. Kuzey, güney ve batı yönleri dünyanın en yüksek dağları ile çevrilidir. Bu şartlarda yaşayan Tibet Toplumu, nereye göç etmiştir, nereye sefer düzenlemiş, nereye kültürünü götürmüştür ki, beraberinde götürdüğü Tibet Mastifi diğer bütün iri Sürü Koruyucu Köpeklerin atası olsun?

2-Tibet Mastifi günümüzde, Tibet de dahi çok nadiren bulunabilmektedir. Tibet Mastifinin ABDdeki sayısı, Tibetten daha fazladır. Kendi anavatanında bile bu kadar az olan bir ırk, nasıl bütün dünyaya yayılabilmiştir?

3-Tibet Mastifinde ana renk siyahtır. Bu siyah renk üzerinde parlak sarımsı kahverengi veya altın renginde benekler olabilir. Beyaz renk asla bulunmaz. Halbuki iri sürü koruma köpeklerinde en çok görülen renk, saf beyaz, fildişi, krem gibi açık renklerdir. Belli başlı beyaz köpekler Akbaş, Kuvasz, Komondor, Maremma, Büyük Pirene, Pirene Mastif, Carpatin, Ermeni Koyun, Güney Rusya Çoban, İspanyol Mastif, Mioritic, Slovak Çuvaç, Polonya Tatradır. Başlıca rengi siyah olan bir Tibet Mastifi, nasıl olabilir de, bütün iri Sürü Koruyucu Köpeklerin post rengi gen kaynağı ve atası olabilir? 

Bize göre bütün iri Sürü Koruyucu Köpekleri, Türkler elinde olan Orta Asya Çoban Köpeklerinin soyundan türemiştir. Masiften değil. 

Çünkü;

1-Türkler tarihte, gerek uzun süreli kuraklık, gerek aşırı nüfus artışı sonucu bulunduğu bölgeye sığmama, gerek yeni topraklar fethetme arzusu ile defalarca yurtlarından dışarı çıkmışlardır. Devlet değil, sadece imparatorluk olarak, 16 adet imparatorluk kurmuşlardır. Çinden İspanyaya kadar, Avrupa ve Asyada adım atmadıkları ve kültürlerini yaymadıkları yer kalmamış gibidir. Gittikleri her yere de köpeklerini götürmüş olmalıdırlar.

2-İri sürü koruyucu köpekler, bugün dahi bütün Türkî Cumhuriyetlerde bol miktarda bulunmaktadır.

3-Türkî Cumhuriyetlerdeki köpeklerde bütün renkler bulunur. Bu gen çeşitliliği, kendisinden türediğini iddia ettiğimiz diğer bütün iri sürü koruyucu köpeklerin renk çeşitliliğini sağlamış olabilir.

İDDİA : En İyi Kangal Köpeği Sivasta ve Kangal İlçesinde bulunur.

Hiçbir aslı, astarı olmayan bir inanıştır. Sivaslı ve Kangallılar tarafından çıkarılmış uydurma bir değerlendirmedir. Şöyle ki;

Coğrafi özelliğinden dolayı, bazı bölgelerde koyunculuk yaygın bir üretim dalı olmuş ve bu bölgelerde Kangal Köpeği daha çok bulunur olmuştur. Mesela Kangal İlçesi bu bölgelerden birisidir. Ama bu köpeğin ismi yanlışlıkla Kangal olarak kalınca, insanlar şöyle bir hisse kapıldılar: Kangal Köpeğinin kökeni Kangal İlçesidir. En iyi örnekleri burada bulunur. Bu tamamen yanlış bir inanıştır. Kangal Köpeği bir Türkiye Köpek Irkı’dır ve Türk Dünyası’na aittir. Bu ırkın menşei Sivas İli değildir. Ama Türk Çoban Köpeğine yapılan yanlış isimlendirme sonucu, bu köpeğin nesli Sivasta neredeyse tüketildi. Bunu yurt dışından gelen yabancılar da gözlemlemektedir. 

Kangal Köpeği almak isteyen kişilere, Kangal Köpeği olarak; bazı kötü niyetli kişiler tarafından, bilhassa büyük şehirlerdeki vatandaşlara, “Kangal’dan, Sivas’tan geldi” diyerek satılan köpekler bu tip Anadolu Çoban Köpeği diyebileceğimiz köpeklerdir. “Benim köpeğim, bir Kangal Köpeği mi?” diye bana gösterilen köpeklerin en az % 70-80’ninin bu tip sokak köpekleri olduğunu söyleyebilirim.

Bir örnek vermek gerekirse, Konyada mı, yoksa Sivasta mı daha çok Kangal Köpeği bulunur? ABDye ilk Kangal Köpeği Ankaradan götürülmüştür. İngiltereye ilk Kangal Köpeği Konyadan götürülmüştür. Aslında Kangal Köpeğinin en iyi örnekleri Konyada bulunabilir. Çünkü Konyada ki koyun sayısı yaklaşık 1,8 milyon baştır. Konya, Türkiyede en çok koyuna sahip 2. vilayettir (En çok koyuna sahip 1. vilayet Vandır ve yaklaşık 2,4 milyon baştır. Ama Vandaki koyunların yaklaşık 2,2 milyon başı (“ü) Morkaramandır ve buradaki yetiştiriciler çoğunlukla Kangal yetiştirmezler.). Sivastaki koyun sayısı ise yaklaşık 600 bin adettir. Beher 100 koyuna bir adet Kangal Köpeği düştüğünü kabul edilirse, normalde Konyada 18 bin, Sivasta 6 bin köpek olur. Nerede daha çok ve kaliteli Kangal bulunabileceği bu basit orantı ile tahmin edilebilir.

05.jpg

Bir KANGAL(KARABAŞ) köpeği sürü başında.

Kangal filmini izleyin…

Bir Şehre Dair Kangal

Kangal Köpeği

001.jpg

İDDİA : Saf Kangal (Karabaş) iri vücutlu ve iri kafalı olur

Dünyada 400ün üzerinde köpek ırkı var. Bu ırklardan 300den fazlası, Gino Pugettinin Köpek Ansiklopedisinde incelenebilir. Hiç birinin, ama hiç birinin Irk Özellikleri Bölümünde, İri kafalı diye bir tabir yoktur. Her şeyin normali daha güzeldir. 

Köpeğin bazı köylüler ve köylüler kadar bilgisi olmayan bazı şehirliler tarafından klasik tarifi şu şekildedir : 

İti bi görsen! Eşşek kadar. Boyu, burama geliyor (Bu arada göğüs civarını gösterirler. Yaklaşıl 150 cmlik bir yüksekliği.). Bir kafası var, şöyle (Bu arada iki kollarını kavuştururlar. Kavuşturdukları kollarının arasına otomobil tekerleği sığar).

Yani bu kişilerce Kangal Köpeği’nin iki ana ırk özelliği vardır: 

1-Yaklaşık 1,5 metre kadar yükseklik,

2-Yaklaşık 50 cm çapında, otomobil tekeri kadar bir kafa. 

Bu kişilere göre, bu iki özellik haricinde her şey boştur. Bunlara bir şey anlatılamaz. 

“İtidalden şaşmayacaksın demiş atalarımız. Her şeyin normali iyidir. Normal ölçülerde bir kafa, daha doğru bir seçimdir. İri kafalı köpekler, beyninde su toplanmış hidrosefali çocuklar gibidir.

İDDİA : Saf Kurtçul Kangal (Karabaş) 2-3 yavru doğurur.

Bir doğumda az yavru veren dişi Kangal daha mı iyidir, daha mı Kurtçul iddiası tamamen yanlış bir iddiadır.

Kangal Köpeği ortalama 8 yavru vermektedir. Kangal Köpeği ağır bir ırk olduğu için “Çok yavrulayan ırklar” kategorisine girmektedir. Bilhassa köylerde, bir doğumda az sayıda yavru veren Kangallar daha fazla elde tutulur. Bunların daha kaliteli ve bilhassa kurtçul oldukları iddia edilir. Bunun ilmi bir açıklaması ve geçerliliği yoktur. 

Bütün çiftlik hayvanlarında olduğu gibi, Kangallarda da en önemli verim, döl verimidir. Bu, Hayvan Yetiştirme ve Islahı Biliminin en temel kurallarından biridir. Çok sayıda ve sağlıklı döl vermeyen hayvanların neslini devam ettirmesi imkansızdır.

Geçmişte çok fazla yavrulayan Kangalların, ihtiyaç fazlası yavruları kimi zaman suda boğulur, kimi zaman yere çarpılarak öldürülür, kimi zaman kafasına sert bir cisimle vurularak öldürülür ve gömülürdü. Çok yavru sahibi olmanın önüne geçmek için, yetiştiriciler az yavrulayan Kangalların dişilerini elde tutarak, farkında olmadan bir eleme (seleksiyon) yapmışlar ve Az Yavrulayan Kangal damarlarının (hatlarının) meydana gelmesine yol açmışlardır.

Az sayıda yavru veren Kangalların daha kaliteli ve bilhassa kurtçul oldukları iddiasının kaynağı şudur: Eskiden kırsal kesimde Kangal Köpeği bu kadar popüler ve aranan bir ırk değildi. Kırsal kesimde yaşayan bir çok kimsenin ifadesi, Eskiden Köpeğim var demeye utanırdık. Hele büyüklerin yanında köpekten bahsetmek çok ayıptı. Bir kişinin köpeğinin çok yavrulaması bir kusur gibi görülürdü. Bu yüzden az yavrulayan Kangalların dişi döllerini beslerdik şeklindedir.

Az yavrulayan dişiler makbul ve bunlara sahip olmak bir ayrıcalık olunca, bazı yetiştiriciler Kurtçul Kangallar az yavrular palavrasını ortaya atmışlardır. Bu iddia, bugüne kadar ilmen ispatlanmış değildir ve aslı yoktur. 

Kangal Köpeğinin çok yavrulayanı daha makbuldür.

İDDİA : Kangal (Karabaş) dünyada kurdu yenen tek köpektir

Bu da bir yanlış inanıştır. 

Dünyada kurt ile başa baş mücadele edebilen bir kaç ırk daha vardır. Bunlardan ilk akla gelenler yeni bize ait olan Akbaş ve Kars (Malakan) Çoban Köpeğidir. Bu köpekler de kurt ile başa baş mücadele edebilirler.

Diğer dünyaca tanınmış bazı çoban köpekleri de kurt ile başa baş mücadele ederler. Ülkemizden Akbaş ve Karas (Malakan) Çoban Köpekleri ile dünyadan Sharplanina Köpeği örnek olarak verilebilir.

071.jpg

Kurtçu BOZO

~Kangal Köpeği tanıtım filmini indirin~

 
 

İDDİA : Kurtçul Kangal (Karabaş)da ilave tırnak bulunur.

Bu iddianın gerçekle bir alakası yoktur. Kurtçul tırnak bütün köpeklerde bulunabilir. Kurtçul tırnak olarak ifade edilen arka ayaklardaki ilave tırnak, ana ırk vasıflarından birisi değildir. Saf Kangal Köpeği’nde ana ırk özellikleri bellidir ve şunlardır:

1-Aslan şekline benzeyen vücut ve özellikle kafa yapısı,

2-Ağız, burun, kulak ve göz çevresinde siyah maskeyle beraber boz post rengi,

3-Kafatasına yapışık duran kulaklar,

4-Yukarı ve öne doğru kıvrık kuyruk.

Bu 4 ırk vasfı, bir sacayağına benzer. Bir sacayağının, ayaklarından birisi eksik olursa, dengesi bozulur, ayakta duramaz. Bir Kangal Köpeği’nde de bu 4 vasıftan biri olmazsa, o köpeğin saflığından söz edilemez. 

Kangal Köpeği’nin diğer ırk vasıfları ise şunlardır:

1-Ön göğüste Madalyon dedilen beyaz leke,

2-Ayaklarda, dizden aşağı kesimlerde Çorap denen beyazlık,

3-Kuyruk ucunda beyaz leke,

4-Yüzde ve bazen kuyrukta görülen, üzerinde birkaç uzun, sert kıl olan siyah ben,

5-Damakta siyah leke,

6-Arka ayaklarda “Pençe” veya “Kurtçul Tırnak” denen 1, 2, veya 3 adet ilave tırnak,

7-Ayaklarda, parmak aralarında perde.

Bu 7 özellikten birinin, bir kaçının veya hepsinin birden olmaması, o köpeğin saf olmadığına delalet etmez. Olması, olmamasından daha iyidir ve makbuldür.

Burada gözden kaçan bir nokta daha vardır. Arka ayaktaki tırnak değil parmaktır. Çünkü bu ilave parmakta ufak pati parçası da beraber bulunur. Bu ufak yastıklı pati parçası da olmasa, o zaman tırnak demek mümkün olurdu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>